安装 Steam
登录
|
语言
繁體中文(繁体中文)
日本語(日语)
한국어(韩语)
ไทย(泰语)
български(保加利亚语)
Čeština(捷克语)
Dansk(丹麦语)
Deutsch(德语)
English(英语)
Español-España(西班牙语 - 西班牙)
Español - Latinoamérica(西班牙语 - 拉丁美洲)
Ελληνικά(希腊语)
Français(法语)
Italiano(意大利语)
Bahasa Indonesia(印度尼西亚语)
Magyar(匈牙利语)
Nederlands(荷兰语)
Norsk(挪威语)
Polski(波兰语)
Português(葡萄牙语 - 葡萄牙)
Português-Brasil(葡萄牙语 - 巴西)
Română(罗马尼亚语)
Русский(俄语)
Suomi(芬兰语)
Svenska(瑞典语)
Türkçe(土耳其语)
Tiếng Việt(越南语)
Українська(乌克兰语)
报告翻译问题

Cuba



Muhsin bey, iyi patron olma özelliğiyle ezber bozar.
Solcu yönetmenlerin sinema sektörüne egemen olmasıyla şekillenen sinemamızın ana malzemesi zengin-fakir düalizmiydi. Zengin kötülüğü temsil ederken, fakir daima doğruluğu temsil ederdi.
Recep İvedik 1’de, bu sinema klişesini yerle bir ediliyor. ReceP’i otelinde ağırlayan, filmin başındaki bir kesitte çok kazanmasını “dürüstlüğe, hak yememeye “ bağlayan Muhsin Başaran, kapitalizmin insanları ve özellikle kapitalistleri para hırsı için ille de kötü yapmayacağını gösteriyor bize.
Bkz: “Kapitalizm İnsanları daha fazla para uğruna bozar “ klişesi
Muhsin Başaran ad ve soyadını incelediğimizde de aslında bu ad ve soyadın rasgele seçilmediğini görüyoruz.
Muhsin, Arapçada “iyilik yapan” demektir.
monetary policy:
hasan kaya kazandı
taylana demiyim de
ben kazaniyim
pzt alırız
sabah 10da alarm kuruyorum
babama da diyim
ohhhhhhhhhh
10kyı da 50k yaparım 6 aya
ohhhhhhhhhhhhh